|
Amerika, havadan yere inen terörü daha yeni
atlatmaya başlamıştı. Yollarda otomatik silahlı
güvenlik görevlileri, hava meydanları, duraklar
ve istasyonlarda uzun araştırma kuyrukları
oluşması artık Amerika için sıradan görüntüler
halini almış durumda.
Dünya medyası, 11 Eylül sonrasının Amerika'nın
tarihinde yaşadığı en hızlı kabuk değiştirme
olduğu konusunda hemfikir. Ancak Amerika'nın
başına gelenler bununla sınırlı kalmadı.
Amerika, oldukça beklemediği bir biçimde
avlanmanın şokunu yaşıyor: Bioterörizm. Evet,
aslında Amerika bioterörizm olgusuna karşı
hazırlıklıydı; hem de tarım ilaçlama uçaklarının
uçuş iznini kaldırtacak kadar. Ancak mektupları
pek de hesaba katmamışlardı.
Öncelikle medya kuruluşlarının çalışanlarında
dehşetengiz biçimde ortaya çıkan Şarbon
hastalığı vakalarının ortaya çıkmasının
nedeninın kısa süreli bir şaşkınlığa neden
olduğu; ancak şarbon vakalarının mektuplarla
bulaştığının anlaşıldığındaysa şaşkınlığın daha
da arttığı yorumları yapılıyor.
Öncelikle Florida'da bir tabloid dergide çalışan
63 yaşındaki bir görevlinin ve New York'taki NBC
merkezinde bir program yapımcısının asistanının
açtığı mektupta bulunan beyaz toz bir madde
nedeniyle tedavi altına alınması; daha sonra
Cincinatti kentinde bir vergi dairesinin
çalışanlarının topluca karantinaya alınması
dünyada şok etkisi yarattı. Ancak şok,
Microsoft'un Nevada'daki merkezine Malezya'dan
gönderilen bir mektupta rastlanması ile arttı.
Microsoft firmasının 75 çalışanının görev
yaptığı bu ofiste görülen vaka ve tedavi
çalışmalarına başlanmasının yarattığı şok
ürkütücü boyutlara ulaşmıştı. Nevada'dan
Atlanta'daki bir araştırma laboratuvarına
gönderilen örneklerde mikrobun dergi
kupürlerinde bulunduğu anlaşıldı. Şarbona
birinci derecede maruz kalan çalışanların
tedavilerine devam edildiği bildirildi. Haber,
Malezya'da paniğe yol açarken, Malezya Hükümeti
işbirliği yapmaya hazır olduğunu açıkladı.
Ancak şok ve kaygıların tepe noktasına ulaştığı
an ABD'de New York, Florida ve Nevada'daki
şarbonlu mektup vakalarının ardından, ABD
Başkanı George W. Bush'un Senato Demokrat
Partili çoğunluk lideri Tom Daschle'ın aldığı
bir mektubun içinden, beyaz pudra benzeri bir
madde çıkması üzerine mektubun incelemeye
alındığını ve içinde şarbon bulunduğunun tespit
edildiğini açıklaması ve Senato'da Daschle'ın
bulunduğu 6. kat mühürlenirken, Daschle'ın
aldığı mektubun, tıpkı NBC televizyonu sunucusu
Tom Brokaw'a olduğu gibi New Jersey'den
gönderildiği ortaya çıktı.
Amerikan Posta İşletmeleri Genel Müdürlüğü,
bölgede 50'ye yakın postanenin denetim altına
alındığını açıkladı. Dünyayı da etkisi altına
alan panik havasının artmasını artıran gelişme
haberleri de dünyanın dört bir yanından
bildirilmeye başlandı. Almanya Başbakanı
Schröder’in bürosunda, Hollanda’da bir
bilgisayar şirketinde, Kanada Parlamentosu’nda,
Belçika’da, Fransa’da, Estonya ve İsrail’de
şüpheli paket ve zarflar incelemeye alınırken,
Avustralya'daki Amerikan ve İngiliz
elçiliklerinin geçici bir süre için boşaltıldığı
bildirildi. The Times'ın bildirdiğine göre
ABD'de şüpheli vaka sayısı 2bin 300'e ulaşmış
bulunuyor. Amerikan Temsilciler Meclisi ise,
kapatıldı.
Türkiye'de ise henüz böyle bir vakaya
rastlanmadığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na
bağlı Veteriner Kontrol Araştırma Enstitüsü
Müdürlüğünce açıklanırken, Şarbon bakterisinin
deri yoluyla insana geçmesinin değil, solunum
yoluyla geçmesinin öldürücü olduğu bildirildi.
Yapılan açıklamada ayrıca Türkiye'nin şarbon
aşısı üretecek teknolojiye de sahip olduğu
bildirildi.
Dünya genelinde bu virüsün tesbit edilmesi
konusunda yapılan çalışmalar devam ederken, bir
Alman ilaç firmasının ürettiği bir hapa karşı
büyük talep yığılması olduğu ifade edildi.
Yetkililer, paniğin vakaların kendisinden daha
yıkıcı etki yarattığını ifade ediyor.
|